
Malatya
Hayvan Sağlığı Şube müdürü Veteriner Hekim Sayın M.Nedim ŞAHİNGİL'in Plan ve
Bütçe
Komisyonu ve Tarım Komisyonları ile Milletvekillerine
yollanmak üzere
hazırlamış olduğu dilekçe örneğini aşağıda bilgilerinize sunuyoruz.
SABRIMIZ
TÜKENDİ
Veteriner Sağlık
Çalışanları, hayvan sağlığı hayvan refahı, hayvan ıslahı ve yetiştirilmesi ile
hayvanlardan ve gıdalardan insana geçen hastalıkların önlenmesinden sorumlu ve
bu alanlarda görev yapan meslek mensuplarıdır.
Bu nedenle Veteriner
Hekimler insanların sağlıklı bir hayat sürdürebilmesi için hayati öneme sahip
sağlıklı gıdaların yeterince toplumun tüketimine sunulmasını sağlayan,
insanların can dostu hayvanların ve bunlara bağlı olarak insanların sağlığını
koruyan misyona sahiptirler.
Siyasi otorite ve
karar vericilerin son yıllarda bu meslek mensuplarını umursamadığını, ancak
ülkeyi salgın hastalıklar sardığında hatırladığını, özlük hakları
iyileştirilirken unutulduğunu görüyoruz. Kuş Gribi salgınında bayram tatili gece
gündüz demeden görevde kalması istenilen veteriner sağlık çalışanları ücret
iyileştirmelerinde kapsam dışı bırakılan tek meslek grubu olduk.
30 yıllık Veteriner
Hekim 1200 YTL maaş alırken, özelleştirme nedeniyle diğer kurumlardan Tarım İl
Müdürlüğüne geçişleri yapılan gece bekçileri 2000 YTL, Teknisyen 2500 YTL, Şube
Müdürlüğü yapanlar 3000 YTL net maaş almaktadır.
Artık bu haksızlığa
adaletsizliğe tahammülümüz kalmadı sabrımız tükendi.
2007 yılı Bütçe
görüşmelerinin başlayacağı şu günlerde bizlerin bu sorununu dile getirmeniz
umuduyla saygılar sunarım
GERİ
2009’da hayvan başına 350 YTL destek
ödenecek
Hayvancılık desteklerindeki radikal
değişikliği 21 Ocak’ta ilk kez kamuoyuna duyuran gazeteniz DÜNYA, 2008’de
uygulanacak hayvancılık desteklerine ilişkin hazırlanan Bakanlar Kuruluna
sunulan kararı açıklıyor.
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi
Eker, Maliye Bakanlığı Müsteşarı Hasan Basri Aktan, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
Müsteşarı Doç.Dr. Yusuf Balcı ve Çevre ve Orman bakanlığı Müsteşarı Prof.Dr.
Hasan Z. Sarıkaya’nın imzası ile Bakanlar Kurulu’na sunulan “Hayvancılığın
Desteklenmesi Hakkında Kararın Eki Karar” a göre melez ırkı hayvana 300 YTL,
sarf ırklara 350 YTL hastalıklardan ari işletmelerde ise hayvan başına 400 YTL
destek ödemesi yapılacak.
DÜNYA’ nın daha önce duyurduğu gibi süt
teşvik primi, damızlık düve, suni tohumlama, soğutma tankı, arıcılık gibi bir
çok destek kaldırılırken yem bitkileri, yonca desteği, silajlık mısır destekleri
de büyük oranda düşürüldü.
Ali Ekber Yıldırım
İZMİR- Gazeteniz DÜNYA’nın 21 Ocak’ta
kamuoyuna duyurduğu hayvancılık desteklerindeki radikal değişiklik Bakanlar
Kurulu’na sunuldu. Hayvancılığın Desteklenmesi Hakkındaki Kararda değişiklik
yapılarak bir çok destek kaldırılırken bazı destekler aşağı çekilecek ve ilk kez
hayvan başına destek uygulaması başlayacak. Buna göre kültür ırkı ve kültür ırkı
melezi yetiştiren üreticilere melez hayvan başına yılda 300 YTL, saf ırk
hayvana 350 YTL, hastalıklardan ari işletmelerde ise hayvan başına 400 YTL ödeme
yapılacak.
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi
Eker, Maliye Bakanlığı Müsteşarı Hasan Basri Aktan, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
Müsteşarı Doç. Dr. Yusuf Balcı, Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr.
Hasan Z. Sarıkaya’ nın imzası ile Bakanlar Kurulu’na sunulan “Hayvancılığın
Desteklenmesi Hakkında Kararın Eki Karar” a göre 2008 için öngörülen ve
ödemeleri 2009 bütçesinden yapılacak hayvancılık desteklerinde büyük düşüş
olacak.
DÜNYA’ nın daha önce duyurduğu gibi, süt
teşvik primi, damızlık düve, buzağı, suni tohumlama, soğutma tankı, arıcılık
gibi bir çok destek kaldırılırken yem bitkileri, yonca desteği, silajlık mısır
destekleri de büyük oranda düşürülüyor.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın 2007
hayvancılık desteklerini 750 milyon YTL olarak hesaplaması ve bütçeye bu şekilde
girmesine rağmen destekleme miktarının yaklaşık iki katına (1.3 milyar YTL)
ulaşması üzerine Maliye Bakanlığı’nın tepkisini çekmişti. Maliye Bakanlığı’nın
baskısı ile hazırlandığı anlaşılan 2008 destekleme kararı ile bir çok destek ya
kaldırılıyor veya tırpanlanıyor. Böylece hayvancılık desteklerinin yeniden 750
milyon YTL’ ye çekilmesi hedefleniyor.
Hayvancılık sektöründe ve özellikle yeni
yatırım yapanların endişe ile beklediği destekleme kararı, sektöre büyük darbe
vurması bekleniyor.
Bakanlar Kuruluna sunulan karara göre,
2007 yılında hayvan başına ortalama 1200 YTL’ ye ulaşan destekler yarı yarıya
azaltılıyor. 2007’de sarf ırk sertifikalı 6 ton süt verme kapasitesine sahip
damızlık düve başına 500 YTL, 26 YTL suni tohumlama desteği, 480 YTL süt
desteği, aşılama ve soğutma tankı desteği verilirken, yeni uygulama ile bu
destekler tamamen kaldırılarak sadece 350YTL destek verilecek. Ayrıca verime
göre değil hayvan başına destek uygulamasına geçiliyor. 1 ton süt veren ineğe de
aynı destek verilecek, 6-7 ton süt veren ineğe de aynı destek verilecek.
Verimlilik cezalandırılacak. 2008’de uygulanacak hayvancılık destekleri ile suni
tohumlama desteğinin kaldırılması ile verimliliğe büyük bir darbe vurulacak.
Yem destekleri tırpanlanıyor
2007’de 10’dan fazla kalemde verilen
yem desteği hem miktar olarak hem de kapsam olarak daraltılıyor. Dekar başına
130 YTL olan yonca desteği 115 YTL’ ye, korunga desteği 80 YTL’ den 75 YTL’ ye,
yapay çayır,mera desteği 100 YTL’ den 75 YTL’ ye,Fiğ,macar fiği desteği 50 YTL’
den 30 YTL’ ye, silajlık mısır desteği 60 YTL’den 45 YTL’ye düşürülüyor.
Sertifikalı tohum kullananlara yapılan yüzde 5 ve kalkınmada öncelikli yöreler
için uygulanan yüzde 10 ilave destek ise kaldırılıyor. Sertifikalı yem bitkileri
tohumluğu üretenlere yapılan destekler de tamamen kaldırılıyor. Bu uygulama ile
kaba yem açığı olan Türkiye’nin dışa bağımlılığı artması bekleniyor.
Kalite ve verimlilik cezalandırılıyor
2008’de uygulanacak hayvancılık
desteklerinde damızlık düve, suni tohumlama, buzağı, sağım hijyeni ve süt
kalitesi, ıslah çalışmalarına yönelik bir çok destek kaldırılarak verimlilik ve
kaliteli üretim cezalandırılıyor. Buna göre, 2007’de belgeli damızlık düve
başına ödenen 550 YTL, sertifikalı düve başına 275 YTL, kalkınmada öncelikli
yörelerde suni tohumlama için 36 YTL/baş, diğer bölgelerde 26 YTL/baş ödemeleri
tamamen kaldırılıyor. Suni tohumlamadan doğan soy kütüğüne kayıtlı buzağı için
140 YTL/baş, ön soykütüğüne kayıtlı buzağı için 80 YTL/ baş olarak uygulanan
desteklerde 2008’de verilmeyecek. Sağım ünitesi ve soğutma tankı için 200 bin
YTL’lik faturanın yüzde 40, gübre çukuru yaptıranların ise 100 bin YTL’lik
faturasının yüzde 40’ı destek olarak ödenirken bu ödemelerde 2008’de
kaldırılıyor. Ayrıca hastalıklara karşı yapılan aşılamalar da desteklenirken
2008’de bu destekler de kaldırılıyor.
Bal ve ana arı desteği verilmeyecek
Arıcılık sektörünün gelişmesine ciddi
katkı sağlayan bal desteği ve ana arı desteği de kaldırılıyor. Bal desteği
kilogram başına 600 yenikuruş olarak uygulanırken bir kovandan 20 kilo bal alan
bir üretici 12 YTL destek alırken bunun yerine üretime bakılmaksızın kovan
başına 5 YTL destek verilecek. Arı yetiştiriciliği yapan üreticilere Arıcılık
Kayıt Sistemine kayıt olmaları şartı ile 5 YTL destek verilecek. Böylece
arıcılık sektöründeki destekler de yüzde 70 oranında azaltılıyor.
Hayvancılık sektörünün merakla beklediği
desteklerin uygulama esasları ise Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından
hazırlanacak tebliğ ile belirlenecek.
2008’de uygulanacak hayvan başına
destek
Melez ırkı hayvanlar için 300 YTL/ baş
Saf ırkı hayvanlar için 350 YTL/baş
Hastalıklardan ari işletmelerde 400 YTL/
baş
Damızlık koyun 10 YTL/baş
Y em Desteği (YTL/dekar)
Yonca 115
Korunga 75
Yapay çayır,mera 75
Fiğ,Macar fiği 30
Silajlık mısır 45
KAYNAK: Ali Ekber Yıldırım
Dünya Gazetesi Tarım Yazarı
www.tarimdunyasi.net
GERİ
İLK ÖZEL VETERİNER TEŞHİS VE ANALİZ LABORATUARI İSTANBUL'DA AÇILDI
İSTANBUL (27.02.2008)- Veteriner sağlık hizmetleri
alanında Türkiye'de bir
ilki gerçekleştirerek, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'ndan ruhsatlandırılan
kapsamlı ilk Özel Veteriner Teşhis ve Analiz LABORATUARI Fındıkzade'de
açıldı.
"Bilim Veteriner Klinik Laboratuarı'nın kuruluş
çalışmalarına 2007 yılında
başlamış olup, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'ndan 08.01.2008 tarihinde
ruhsatlandırıldı. Kendi alanında Türkiye'de ruhsatlandırılmış en kapsamlı
ilk laboratuar olup, veteriner sağlık hizmetleri alanında klinisyenlere,
işletmelere ve diğer kurumlara hizmet sunmak üzere İstanbul'daki merkezinde
çalışmalarını sürdürüyor.
İstanbul'da kurulan ve merkezi düzeyde ülke çapında
organize olacak bir
Veteriner teşhis ve analiz LABORATUARI olan Bilim Veteriner Klinik
laboratuarı, mikrobiyoloji, biyokimya ve patoloji uzmanlık alanlarında
hizmet yürütmekte.
Bilindiği gibi, veteriner hekimlik gerek dünyada, gerekse
ülkemizde sürekli
gelişim göstermektedir. Özellikle son yıllarda semptomatik tedavinin yerini
etiyolojik tedaviye bırakmasıyla birlikte, Veteriner Klinik Laboratuarının
teşhisteki önemi daha iyi anlaşılmaya başlanmıştır. Artık klinisyen için
doğru bir teşhise ulaşmada en büyük yardımcı doğru ve güvenilir laboratuar
sonuçlarıdır.
Ayrıntılı bilgi için URL> Web:
www.vetlab.gen.tr (MAK AJANS/ HM.BB.MT)
AB
VETERİNER HEKİM PLATFORMU BASIN AÇIKLAMASI
KUŞ GRİBİ TEKRAR TÜRKİYE’DE,
YAYILMA OLASILIĞI VAR
...AB Veteriner Hekimler
Platformu olarak hastalıkla ilgili önemli noktaları tekrar hatırlatmak, olası
büyük salgınlar için yetkilileri tekrar uyarmak istiyoruz. Bu konuda yanlış
bilgilerle büyük paniklerin yaşanmasına neden olarak ülkeye ve sektöre zarar
vermek ne kadar tehlikeliyse, insan ve hayvanlarda ciddi bir salgın olasılığını
görmezden gelmenin o kadar tehlikeli olacağı unutulmamalıdır...
Tam metini indirmek için tıklayın...
KONSEY BAŞKANI Dr. Mehmet ALKAN, 8 Şubat 2008 tarihinde, TARIM ve KÖYİŞLERİ
BAKANI, Sn. Dr. M. Mehdi EKER ile Mesleğimizin Sorunlarını Görüştü
1-) Üzerinde çalışma
yapılan,Veteriner Hizmetleri, Gıda ve Yem Kanunu ile Bakanlığın yeniden
yapılanması ile ilgili kanun için taviz verilmeyeceğini, ülke şartlarının
gereklerine uygun çıkarılması için gayret sarf edeceklerini,
2-) Kamuda çalışan
meslektaşlarımızın özlük hakları ile düzenleme konusunda, Maliye Bakanından söz
aldığını,
3-) Suni tohumlama
desteklerinin kaldırılacağını, bunun yerine, belirlenen kriterlere uygun
çiftliklere, hayvan başına destek verileceğini,
4-) Kendisine
sunduğumuz, Veteriner Hekim Uzmanlık Yönetmeliğini, inceleyip,işleme koyacağını,
5-) Dünya Veteriner
Hekimleri Birliği 2014 Kongresinin, ülkemizde yapılabilmesi için gerekli desteği
vereceğini belirtmişlerdir.
Tüm meslektaşlarımızın
bilgisine sunulur.
DOKTORLUK, HEMŞİRELİK, EBELİK, DİŞ HEKİMLİĞİ, VETERİNERLİK, ECZACILIK VE
MİMARLIK EĞİTİM PROGRAMLARININ ASGARİ
EĞİTİM KOŞULLARININ BELİRLENMESİNE
DAİR YÖNETMELİK YAYINLANDI
Veteriner ilaçlarına sıkı
kontrol
Halk sağlığını tehdit eden veteriner ilaçlarının gelişigüzel yazılması ve
satılmasının önüne geçilmesi için önemli bir adım atıldı. Tarım ve Köy İşleri
Bakanlığı veteriner ilaçların yazılması ve kullanılmasına sıkı kontrol getirdi.
Bakanlık resmi standart bir reçete hazırlayarak, veteriner ilaçlarının sadece bu
reçeteye yazılmasını istedi.
İl Tarım Müdürlüklerine gönderilen reçete örnekleri çoğaltılarak veteriner
hekimlere dağıtılmaya başlandı. Bundan böyle veteriner hekimler üzerinde seri ve
sayfa numarası olan reçetelerin dışında ilaç yazamıyor. Uygulama ile bir kaç
fayda birden sağlanacak. İlaç israfı önlenecek, gelişigüzel veteriner ilaçların
satılması engelenecek ve kullanılmasıyla ortaya çıkan gıda kirliliğinin önüne
geçilecek. Türkiye'nin 6 yıldır AB'ye et ve süt ürünlerini ihracatını engelleyen
'veteriner ilaçların düzensiz kullanımı' konusu sona erdi. Tarım ve Köy İşleri
Bakanlığı 'reçetesi olmayana vetirener ilaçları verilmemesi' uygulamasının
ardından bu konudaki istismarı engellemek için 'resmi reçete' uygulaması
başlattı. Üzerinde veteriner hekim, hayvan sahibi, hayvanda kullanılacak
ilaçmların tedavi yolu, dojazajı, uygulanma süresi, miktarı, ilaçların arınma
süresi bilgilerini içeren reçetede ayrıca takip için seri ve sayfa numarası yer
alıyor. Hasta hayvanı tedavi süresince titiz bir şekilde izlenmesini sağlamaya
imkan veren reçete ile bu süre zarfında hayvanın etinden ve sütünden
faydalanılması da engelliyor. 3 nüsha halinde yazılacak reçetetinin 1. nüshası
hayvan sahibinde, 2. nüshası reçete düzenleyen hekimde ve 3. nüshası da ilaçlı
yemin hazırlanması durumunda yemi hazırlayacak yem fabrikasında kalacak. Zaman
zaman Tarım İl Müdürlükleri'nde görevli veteriner hekimler denetleme yapacak.
Reçete 5 yıl boyunca saklanacak. Zirai ve hayvansal ürünlerde normalin üstünde
ilaç kalıntısı rastlanması durumunda başta hayvan sahibi ve veteriner gibi
sorumlular hapis cezasına çarptırılacak. 5197 sayılı Gıda Kanunu doğrultusunda
sorumlular hakkında 3-6 ay arasında hapis cezasını öngörüyor. Veteriner
hekimlerde resmi reçete uygulamasına geçilmesinden memnun. Hayvan sağlığı
konusunda sorumluluğun üretici ve veteriner hekim arasında paylaşıldığını
kaydeden hekimler, uygulamanın güvenli gıdaya doğru önemli bir adım olduğunu
vurguluyorlar
19 Ocak 2005 tarih ve 25705 sayılı
Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren
Canlı Hayvanlar ve Hayvansal Ürünlerde Belirli Maddeler il Bunların
Kalıntılarının
İzlenmesi İçin Alınacak Önlemlere Dair Yönetmeliğin yer aldığı 2005/74
sayılı Genelgede değişiklik yapılmış olup,yönetmelik hükümleri gereği;
Hayvanlara uygulanacak tıbbi müztahzarlar (ilaçlar) için veteriner hekimler
örneği Ek-1 de yer alan
seri numaralı ve 3 nüshalı reçete örneği kullanacaklar.Reçetenin 1.nüshası
reçetenin yazıldığı hayvanların bulunduğu işletmede hayvan sahibinde bu iş için
ayrılmış dosyada ikinci nüshası reçeteyi düzenleyen veteriner hekim tarafından
bu iş için ayrılmış dosyada 3.nüshası ise reçete ilaçlı yem hazırlanması için
yazılmışsa yemi hazırlayacak yem fabrikasında veya yem üretim olan işletmede
muhafaza edilecektir.Reçeteye istinaden yapılan uygulamalar EK-2
de yer alan belgeye veteriner hekimler veya yetiştiriciler
tarafından işlenecek ve bu belge hayvanın bulunduğu işletmede bu iş için
ayrılmış dosyada muhafaza edilecek ve yukarıda belirtilen tüm belgeler denetime
esas olmak üzere 5 yıl süreyle muhafaza edilecektir.Çalışmalarınızda yukarıda
belirtilen konuya gerekli önemi vermeniz ve yönetmelik hükümlerine uymanız
hususunda gereğini rica ederim.
Ahmet GÜLDAL
İl Müdürü
Ekler:
Ek-1 Reçete Örneği
İndirmek İçin Tıklayın...
Ek-2 Kayıt Belgesi
örneği İndirmek İçin Tıklayın.
Dağıtım:
Malatya Veteriner Hekimler Odası başkanlığı ve
Serbest veteriner hekimler
GERİ
Zonguldak`ta Kuş Gribi
Çaycuma`da köy tavuklarından
alınan örneklerde kuş gribi tesbit edildi
Zonguldak `ın Çaycuma İlçesi `nde
köy tavuklarından alınan örneklerde
kuş gribi virüsü tesbit edildi.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ,
gerekli önlemlerin alındığını açıkladı.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı `ndan
yapılan açıklamada, Çaycuma İlçesi
` ne bağlı Saz Köyü`nde Cumartesi günü, Bakanlık ekipleri
tarafından
yapılan rutin bir tarama esnasında, konuyla ilgili bir ihbarın
değerlendirildiği kaydedildi.
Açıklamada; tarama sırasında
şüpheli köy tavuklarından alınan
örneklerde yapılan analizler sonucu kuş gribi virüsü tesbit edildiği
belirtilerek, Saz Köyü ve çevresinde gerekli tüm önlemlerin alındığı
duyuruldu.
|
|
GERİ
Serbest Veteriner Hekim Klinik ve Polikliniklerinde POS Cihazı Mecburiyeti
05 Ocak
2008 Tarihli Resmi GazeteSayı: 26747 Maliye Bakanlığından:VERGİ
USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ(SIRA NO: 379)
2- Serbest
Meslek Faaliyetinde Bulunan Hekimler (Diş Hekimleri ile Veteriner Hekimler
Dahil) Tarafından Kullanılacak Kredi Kartı Okuyucuları Vergi
Usul Kanununun 227 nci maddesinin son fıkrasında Maliye Bakanlığının
düzenlenmesi mecburi olan belgelerde bulunması gereken zorunlu bilgileri
belirlemeye yetkili olduğu hükmü yer almaktadır.
Anılan
Kanunun Mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinde de
Maliye Bakanlığının, tutulması veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve
belgelerin mahiyet, şekil ve ihtiva etmesi zorunlu bilgileri belirlemeye,
bunlarda değişiklik yapmaya, bu Kanuna göre tutulacak defter ve düzenlenecek
belgelerin tutulması ve düzenlenmesi zorunluluğunu kaldırmaya; 6 numaralı
bendinde ise vergi güvenliğini sağlamak amacıyla niteliklerini belirleyip
onayladığı elektrikli, elektronik, manyetik ve benzeri cihazlar ve sistemleri
kullandırmaya, uygulamaya dair usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu
belirtilmiştir.
Söz konusu
hükümlerle Bakanlığımıza tanınan yetkilere dayanılarak, serbest meslek faaliyeti
icra eden hekimlerin (diş hekimleri ile veteriner hekimler dahil), iş yerlerinde
bu Tebliğde belirtilen özellikleri haiz kredi kartı okuyucularından (bundan
böyle POS -Point of Sale- olarak anılacaktır) www.alomaliye.com bulundurmaları
ve kredi kartı ile yapılan ödemelerde bu cihazları kullanmaları zorunluluğu
getirilmiş ve bu cihazlarla düzenlenecek POS fişlerinin, anılan mükelleflerce
yürütülen serbest meslek faaliyetlerinde Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenmiş
"serbest meslek makbuzu" olarak kabul edilmesi uygun görülmüştür.
2.1-
Cihazların ve Belgelerin Özellikleri
Anılan
hekimlerce kullanılacak POS cihazları ve bunlar tarafından üretilen belgelerin,
serbest meslek faaliyeti kapsamında elde edilen kazancın Vergi Usul Kanununa
göre belgelendirilmesini sağlayacak şekilde aşağıda sayılan özellikleri haiz
olması gerekmektedir.
a) Ek
3’teki örnekte belirtildiği şekilde belge üzerinde; mükellef bilgileri, tarih,
saat, sıra no, hizmetin cinsi, vergi dahil tutarı vb. bilgiler ve "Bu belge
V.U.K. uyarınca serbest meslek makbuzu yerine geçen belge hükmündedir." ibaresi
yer alacaktır.
b)
POS’lardan her günün sonunda günlük kapanış raporu (Z raporu) alınabilecektir.
POS’lar,
yukarıda sayılan özellikleri haiz olup olmadığının tespitine yönelik olarak
Bakanlığımızca herhangi bir onay işlemine tabi tutulmayacaktır. Ancak şekil ve
muhtevası itibariyle Ek 3’teki örneğe uygun olmayan POS fişleri, Vergi Usul
Kanunu uyarınca düzenlenmiş belge hükmünde sayılmayacaktır. 2.2-
POS Cihazlarında Kullanılacak Kağıt Rulolar
Yukarıda
özellikleri belirtilen POS cihazları kullanılmak suretiyle düzenlenen
belgelerdeki bilgiler tam (anlaşılabilir kısaltmalar olabilir) ve açık olacak,
silik ve okunaksız belge verilmeyecektir.
Piyasadaki
POS’ların bir kısmında halen kullanılmakta olan mikrokapsüllü karbonsuz
kopyalama kağıtları (Dekaform Self Contained vb.) darbe, katlanma, kırışma gibi
etkilerle kolaylıkla kararıp silinmekte ve fişler okunamaz hale gelmektedir. Bu
nedenle, Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenmiş belge hükmünde belge verme
özelliğine sahip POS’larda, üzerindeki bilgiler kolaylıkla kararıp silinen
mikrokapsüllü karbonsuz kopyalama kağıt ruloları kullanılmayacaktır.
Termal
kağıt ruloların kullanılması halinde ise bu ruloların;
a) Türk
Standartları Enstitüsünce onaylanmış,
b) Arka
ortasına birbirinden en fazla 50 milimetre aralıkta ve rulo uzunluğu boyunca,
kağıdı üreten firmanın logosunun (kısa adı veya baş harfleri) ve kağıdın
numarasının basılmış,
c) Yine
arkasında ve kağıdın kenarına 20 milimetreyi geçmeyen aralıklarla aşağıdaki sıra
dahilinde,
- Onaylayan
kurumun kısa adının (en fazla 4 karakter),
- Onayın
tarih ve sayısının,
- Başına "SKT"
işareti konularak, 7 yıldan az olmamak üzere son kullanma tarihinin (ay/yıl)
yazılmış, olması şarttır.
Mükelleflerin söz konusu termal kağıt rulolarını, belgelerin muhafaza ve ibraz
mecburiyetine ilişkin yükümlülüklerinin de gereği olarak, ısısı +35 dereceyi
geçmeyen, nem oranı % 80'in altında olan ortamlarda, ışık geçirmeyen ve kağıda
zarar vermeyen kutularda saklanmaları gerekmektedir.
2.3-
Uygulama Usul ve Esasları
a) Anılan
mükellefler, 1/6/2008 tarihinden itibaren işyerlerinde bu Tebliğde belirtilen
özelliklere sahip POS’ları bulunduracaklar ve kullanacaklar; söz konusu şartları
taşımayan POS’ları kullanamayacaklardır. Bahsi geçen mükellefler gerekli
şartları taşımayan POS’ları 1/6/2008 tarihinden itibaren mevcut halleri ile
kullanamayacaklarından, bu cihazlar sahipleri (bankalar, katılım bankaları vb.)
tarafından ya toplanacak ya da bu Tebliğde yer alan esas ve usullere uygun hale
getirilecektir.
b) Söz
konusu mükellefler, bu Tebliğ ile bulundurma ve kullanma zorunluluğu getirilen
POS’ları kullanmak suretiyle yaptıkları tahsilatlarda müşterilerine bu
POS’lardan çıkan belgeleri verecekler, müşteri tarafından talep edilse dahi
başkaca bir belge düzenlemeyeceklerdir.
c) Bahsi
geçen POS cihazlarının özelliğinden ve kredili satışlara ilişkin mevzuattan
dolayı belgenin birinci nüshasının mükellefte kalması durumunda, müşteriye
verilen ikinci nüsha, vergi uygulamalarında asıl belge gibi mütalaa edilecektir.
d) Anılan
mükellefler, bu POS’ları kullanmak suretiyle hizmet ifasında bulundukları her
günün sonunda kapanış raporu almak ve bu raporları gerektiğinde Bakanlığımız
görevlilerine ibraz etmek üzere muhafaza etmek zorundadırlar.
e)
Mükelleflerin işyerlerinde bu Tebliğde öngörülen POS'ları kullanıyor olmaları
serbest meslek makbuzu düzenleme mecburiyetlerini kaldırmamaktadır. Zira bedeli
kredi kartı kullanılmaksızın ödenen hizmetler için POS’ların kullanılması söz
konusu olmamaktadır. Bu durumda, anılan mükelleflerin bedelini kredi kartı
kullanılmaksızın (nakit, çek, havale vb. olarak) tahsil ettikleri hizmetler için
Vergi Usul Kanununa göre serbest meslek makbuzu düzenlemeleri gerekmektedir.
2.4- Ceza
Bu Tebliğ kapsamındaki mükelleflerden 1/6/2008 tarihinden itibaren;
a) Bu
Tebliğde belirtilen özellikleri haiz POS cihazlarını iş yerlerinde bulundurmayan
veya iş yerinde bulundurmakla beraber Tebliğde öngörülen şartları taşımayan
cihazları kullandıkları tespit edilenlere, Vergi Usul Kanununun mükerrer 355/1
inci maddesine göre özel usulsüzlük,
b) Tebliğde
belirtilen özellikleri haiz POS cihazlarını kullanmakla birlikte bunlarda 3 üncü
bölümde açıklanan özellikleri taşımayan kağıt ruloları kullandığı veya günlük
kapanış raporu almadığı tespit edilen mükelleflere ise her bir tespit için ayrı
ayrı olmak üzere, Vergi Usul Kanununun 352/II-7 nci maddesine göre ikinci
derece usulsüzlük,
cezası
kesilecektir.
3-
Anlaşmalı Eczanelerce Sosyal Güvenlik Kurumu Adına Düzenlenen Faturalarda Süre
336 Sıra No.lu Vergi
Usul Kanunu Genel Tebliğinde
(3) eczanelerin, çalışanlarının reçetelerini karşılamak üzere sözleşme
yaptıkları kamu kuruluşları ile sınırlı olmak üzere, ilgili kuruluşların
çalışanlarına yaptıkları ilaç teslimlerinde kamu kuruluşlarınca karşılanacak
paya ilişkin tutarı içeren faturayı, ay sonunda tüm çalışanlar için ve tek bir
fatura şeklinde düzenleyebilecekleri belirtilmişti.
Bu Tebliğin
yayımı tarihinden itibaren, Sosyal Güvenlik Kurumunun da 336 Sıra No.lu Vergi
Usul Kanunu Genel Tebliği uygulamasında, eczanelerle anlaşma yapılan kamu
kuruluşları kapsamında değerlendirilmesi uygun görülmüştür.
Anılan
Kurumla anlaşmalı eczanelerce de söz konusu Kuruma (anılan Tebliğde yer alan
usul ve esaslar çerçevesinde, çalışanlar, emeklileri ve bunların bakmakla
yükümlü oldukları kişilere ait ilaç teslimleri için) ay sonunda tek bir fatura
düzenlenebilecektir.
4- İlaç
Satış Mümessilleri Tarafından Taşınan Promosyon Ürünleri ile Numune İlaçlarda
Sevk İrsaliyesi Düzenlenip Düzenlenmeyeceği
Bakanlığımıza yansıyan olaylardan, ilaç satış mümessillerinin hekimlere verilmek
üzere, tanıtım amaçlı olarak beraberlerinde bulundurdukları ve ticari mal
kapsamında olmayan promosyon ürünleri ile numune ilaçlar için sevk irsaliyesi
düzenlenip düzenlenmeyeceği hususunda tereddüde düşüldüğü anlaşılmıştır.
Vergi Usul
Kanununun 230 uncu maddesinin 5 numaralı bendi uyarınca, satılan malların
alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı
hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı tarafından taşınması veya
taşıttırılması halinde alıcının, taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk
irsaliyesi düzenlenmesi ve taşıtta bulundurulması zorunludur.
Bu
itibarla, ticari mal niteliğinde olmayan broşür, bloknot, kalem gibi promosyon
ürünleri ile numune ilaçların, hekimlere verilmek üzere firmaların satış
mümessilleri tarafından taşınması sırasında (ticari mal sevkiyatı izlenimi
verecek büyüklükte veya mahiyette olmamak şartıyla) sevk irsaliyesi
düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır.
GERİ
2008 Yılı Asgari Ücret Tarifesi
Yayınlanmıştır. Ücret Listesi Serbest
Veteriner Hekim Sayfasında görülüp indirilebilir.
Tüm Meslektaşlarımıza duyurulur.
*Dilekçe Örneği:*
* Sayın Milletvekilim;*
Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) Sosyal
Sigortalar ve Genel
Sağlık Sigortası Kanunu'nda değişiklik öngören taslağı, kamuoyunda "yıpranma
payı" olarak bilinen fiili hizmet süresi zammı kapsamındaki iş yeri ve
işlerde değişiklik yapılması düşünülmektedir.
Bu kapsamda, 5510 sayılı kanunda değişiklik öngören söz
konusu taslakta *"Fiili
Hizmet Süresi"* Zammını düzenleyen 40. maddesi 13. bendin de yer alan "Tarım
Bakanlığı Zirai Mücadele ve Karantina Teşkilatı ile Veteriner Teşkilatında
vazife gören memur ve hizmetlilerden, zirai mücadele ve zirai karantina
teknik ve idari işleri ile salgın ve bulaşıcı, paraziter hayvan hastalıkları
ile mücadele işlerinde çalışan personelin hizmet sürelerine eklenen 60
günlük fiili hizmet süresi zammının" kaldırılmak istenildiği
anlaşılmaktadır. Bu Teknik ve sağlık çalışanlarının kazanılmış haklarının
geri alınması anlamına gelmektedir. Bilindiği üzere, Dünya'da 200'den fazla
Zoonoz (hayvandan insana bulaşan) hastalık bulunmakta ve başta Şarbon
(Antraks), Kuduz, Brusellozis, Tüberkülozis, Kuş gribi ve Kırım-Kongo
Kanamalı Ateşi olmak üzere pek çok hastalığa ülkemizde de rastlanılmaktadır.
Veteriner Hekim, Veteriner Sağlık Teknisyenleri, zirai mücadele işlerinde
görev yapan teknik elemanlar ve memur kadrosundaki şoförler bizzat bu
hastalıklara karşı kendi sağlıklarını riske atarak, çok zor şartlar altında
mücadele etmektedirler, bundan sonra da aynı şekilde çalışma azmi ve
kararlılığı içindedirler. Nitekim son dönemde tüm dünyanın takdirini kazanan
Kuş gribi mücadelesinde Veteriner Sağlık çalışanlarının üstün başarısı somut
bir örnek teşkil etmektedir. Buna karşılık, çalışanların yoksulluk sınırına
dayanan maaşlarında ve diğer özlük haklarında iyileştirme yapılması için
uğraş verilen bir dönemde, kazanılmış hak durumunda olan *"fiili
hizmetin"*kaldırılmaya çalışılması; kamuda hastalık ve mücadele
işlerinde çalışanlara
yapılacak büyük bir haksızlık anlamına gelir ki, zaten azalmakta olan moral
ve motivasyonlarını daha da bozulmasına yol açacaktır.
Yukarıda arz edilmiş nedenlerden dolayı, 5510 sayılı
kanunun 40. maddesi
13.bendinde yapılmak istenen değişikliğin söz konusu taslaktan çıkarılması
konusunda gereğinin yapılması hususunu, Saygılarımla arz ederim. …/12/20007
*Adı Soyadı
İmza*
*Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu
Üyeleri*
Üyenin Adı Soyadı Komisyon Görevi Partisi Seçim Çevresi FAX Sait
Açba Başkan AK Parti Afyon 4205368 Mehmet Altan Karapaşaoğlu Başkanvekili AK
Parti Bursa 4206971 Hasan Fehmi Kinay Sözcü AK Parti Kütahya 4206955 Süreyya
Sadi Bilgiç Katip AK Parti Isparta 4206950 Necdet Ünüvar Üye AK Parti Adana
4206995 Halil Aydoğan Üye AK Parti Afyon 4206972 Mehmet Zekai Özcan Üye AK
Parti Ankara 4206966 Sadık Badak Üye AK Parti Antalya 4206963 İsmail Özgün
Üye AK Parti Balıkesir 4206976 Ali Osman Sali Üye AK Parti Balıkesir
4206997 Cahit
Bağcı Üye AK Parti Çorum 4206967 Mehmet Yüksel Üye AK Parti Denizli
4206952 Necdet
Budak Üye AK Parti Edirne 4206959 Alaattin Büyükkaya Üye AK Parti İstanbul
4205437 İbrahim Hasgür Üye AK Parti İzmir 4206981 Tuğrul Yemişci Üye AK
Parti İzmir 4206975 Mustafa Özbayrak Üye AK Parti Kırıkkale 4206957 Muzaffer
Baştopçu Üye AK Parti Kocaeli 4206973 Mustafa Kabakcı Üye AK Parti Konya
4206969 Ömer Faruk Öz Üye AK Parti Malatya 4206997 Ali Er Üye AK Parti
Mersin 4206957 Kadir Tıngıroğlu Üye AK Parti Sinop 4206981 Mehmet Mustafa
Açıkalın Üye AK Parti Sivas 4206951 Kerem Altun Üye AK Parti Van
4206952 Abdulkadir
Akgül Üye AK Parti Yozgat 4206946 Esfender Korkmaz Üye CHP İstanbul
4206945 Mustafa
Özyürek Üye CHP İstanbul 4206947 Bülent Baratalı Üye CHP İzmir 4206981 Ferit
Mevlüt Aslanoğlu Üye CHP Malatya 4206956 Gürol Ergin Üye CHP Muğla 4206978
Faik
Öztrak Üye CHP Tekirdağ 4206965 Mehmet Akif Hamzaçebi Üye CHP Trabzon
4206961 Harun Öztürk Üye DSP İzmir 4206979 Mehmet Günal Üye MHP Antalya
4206979 Emin Haluk Ayhan Üye MHP Denizli 4206971 Mustafa Kalaycı Üye MHP
Konya 4206951 Erkan Akçay Üye MHP Manisa 4206996 Münir Kutluata Üye MHP
Sakarya 4206969
GERİ
Değerli Gurup Üyeleri,
Dünya'da insan sağlığına yönelik çalışmalarda ilginç gelişmeler
olmaktadır.Bunlardan bir tanesi geçtiğimiz günlerde 30 Kasım 2007-04
Aralık 2007 tarihlerinde Rhode Island'da düzenlenen İnsan
Hekimleriyle,Veteriner Hekimlerin katıldığı ve önemli kararların
alındığı "TEK TIP,TEK SAĞLIK" toplantısıydı.Ülkemizde İnsan ve
Veteriner Tıbbı arasında büyük kopukluklar yaşanırken ABD'de bu iki tıp
mensupları arasında çok dikkat çekici çalışmalar yapılmaktadır.Bu dikkat
çekici çalışmalarda dünyada şekil değiştiren zoonoz
hastalıkların(hayvandan insana bulaşan hastalıklar) rolü büyüktür.Uzun
süredir ABD'de bulunan Odamız ve Odamız Veteriner Halk Sağlığı Çalışma
Gurubu Üyemiz Veteriner Hekim Arzu TEMİZYÜREK bu toplantıya katılarak
toplantı ile ilgili izlenimlerini ve ülkemizdeki sağlık sorunlarıyla
karşılaştırmasını yaparak yapmış olduğu değerlendirmesini konu
alan önemli bir makalesini Odamız Veteriner Halk Sağlığı Çalışma
Gurubuna göndermiştir.Oda yönetimimiz ve çalışma gurubumuz ;gerek
kamuoyunun,gerek ise ülkemizdeki insan ve veteriner tıbbında çalışanların
bilgilenebilmesi amacıyla söz konusu makale odamızın ana ;web
sayfasına haber olarak yüklenmiştir.Arzu edenler
www.izmir-vho.org adresinden toplantı
ile ilgili bilgilere ve meslektaşımızın göndermiş olduğu "VETERİNER
HEKİMLER İLE İNSAN HEKİMLERİ TEK SAĞLIK KONSEPTİNE GERİ DÖNÜYOR"
makalesine ulaşabilirler.
Yine ülkemiz açısından önemli olan halk sağlığı hizmetleri içinde
önemli bir yere sahip olan veteriner hizmetleri zoonoz hastalıkların
önlenebilmesi yönünden dünyada çok önemli bir yere sahip olmakla
beraber ülkemizde bu alanda gerek Sağlık gerek ise Tarım ve köyişleri
Bakanlıklarının veteriner hizmetlerine gereken önemi verdiklerini
söyleyemeyiz.Çünkü ülkemizde oldukça ciddi boyutlarda zoonoz hastalık
görülmesine rağmen ne yazık ki "Gıda Kaynaklı Zoonoz Bulaşlarına" yönelik
bir Epidemiyolojik çalışmanın dahi olmadığı Erzurum-I Ulusal Zoonoz
Kongresinde dile getirilmiştir.Gün geçmiyor ki zoonoza bağlı sağlık
sorunları yaşanmasın.Yine uzun yıllar öncesi Halk Sağlığı anlayışı
içinde ABD'de Veteriner Halk Sağlığı adı altında bir yapılanmaya
gidilerek insan hekimleriyle,veteriner hekimlerin ortak çalışma alanı
oluşturulmuş,bu yapılanma 1946 yılında WHO(Dünya Sağlık Teşkilatı) nın
kurulmasına müteakip1948 yılında Veteriner Virolog Prof.Dr.Martin M.KAPLAN
tarafından resmen WHO bünyesine taşınarak,veteriner halk sağlığı konusunda
çok önemli bir çalışma ve yapılanmaya gidilerek bugünkü modern Halk
Sağlığının temelleri atılmış oldu.İşte İnsan Tıbbı ile Veteriner
Tıbbını bir araya getiren bu serüveni konu alan "Bookshelf Veterinary
Public Health" adlı makalenin çevirisi olan toplam 35 sayfalık
"Veteriner Helk Sağlığı Kitaplığı" adlı makaleyi odamızın yukarıda
belirtilen web sayfasının " Veteriner Halk Sağlığı" bölümüne girerek
"Veteriner Halk Sağlığı ile ilgili Çeviri ve Makaleler" bölümünü
tıklayarak yine karşınıza çıkan "Veteriner Halk
Sağlığı" bölümünden bilgisayarınıza indirerek okuyup
faydalanabilirsiniz.
Her iki makale henüz ülkemizde yeteri kadar tanınmayan
"Veteriner Hekimlik Mesleği"nin insan sağlığına yönelik faaliyetlerini ve
yine ülkemizde çok yeni olmakla birlikte son günlerde çok
tartışılan "Gıda Güvenliği" deyince akla mesleki ünvanında gıda olan
meslek mensuplarının sadece konuyu bildikleri,bunun dışında meslek
mensuplarının bu konuda yetkili,sorumlu ve bilgi sahibi olmadıkları
anlatılmaktadır.Oysa daha bu mesleklerin dünyada esamesi yok iken bu
mesleklerin dışındaki "Veteriner Hekimlik Mesleğinin" asırlardır
hayvansal gıdaların muayenelerini yapmaları nedeniyle zoonoz dediğimiz
insandan hayvanlara gerek temasla,gerek ise gıda yolu ile olası bulaşların
önüne geçerek gerekli tedbirleri alarak insanların sağlıklarını
koruduğu,Gıda Güvenliğini sağladığı tüm dünyadaki gelişmiş ülkelerce ve
bilim çevrelerince bilinmesi nedeniyle veteriner hekimlik mesleği
gerek ulusal düzeyde,gerek ise uluslararası düzeyde çok önemli yetkilerle
donatılmıştır.Oysa AB'ği müzakerelerinin sürdüğü şu günlerde Tarım ve
Köyişleri Bakanlığı kendisini otorite haline getirecek gıda yasası
hazırlığı içinde iken bazı çevrelerce "Veteriner Hekim Gıda Güvenliği"
nden ne anlar mantığı ve yaklaşımı içinde olmaları nedeniyle bu konuda
önemli aşamalar geçirmiş ve bu işin merkezi ABD'de bu çalışmaların nasıl
bir aşama geçirerek bugünlere gelindiğini ve veteriner
hekimlerin hayvansal gıdaların insan sağlığı açısından güvenliğinin
sağlanmasında niçin gerekli olduklarını ve üstlendikleri rolün
önemini içeren bilgileri bu makalelerde bulacaksınız,veteriner hekimlik
mesleğinden olsun veya olmasın herkesin okuyarak insan sağlığı ve gıda
güvenliği konularında bilgi sahibi olabilmeleri açısından önemli bir
kaynak olduğu düşüncesindeyim,saygılarımla.
Adnan SERPEN
Veteriner Hekim
İZMİR-Veteriner Hekimler Odası Onur Kurulu Üyesi ve Veteriner Halk
Sağlığı Çalışma Gurubu Sekreterya Görevlisi
GERİ
GERİ
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı ve
Sivas Milletvekili
Veteriner Hekimlerin uzun süredir devam
eden, maaş sorunlarına sahip çıkarak, önerge verdiğiniz ve kamuoyu gündemine
taşıdığınıziçin teşekkür ediyoruz,konunun takipçisi
olacağınızdan şüphemiz yoktur.
TBMM'de yürüteceğiniz hayvancılık,gıda
güvenliği ve veteriner hekimlikle ilgili konularda teknik desteğe ihtiyaç
duyduğunuzda; Malatya Veteriner Hekimler Odası olarak katkı sağlamaya hazır
olduğumuzu bilmenizi isteriz.
Bu vesileyle 2008 yılının ülkemiz ve
mesleğimiz için hayırlı,uğurlu ve başarılı olmasını
temenni ediyoruz.
e-posta:
bilgi@mvho.org
TBMM'de yürüteceğiniz hayvancılık,gıda güvenliği ve veteriner hekimlikle
ilgili konularda
Malatya Veterinr Hekimler Odası ve Hekimleri olarak katkı sağlamaya
hazır olduğumuzu bildirir,
Bu vesileyle 2008 yılının ülkemiz ve mesleğimiz için hayırlı,uğurlu ve
başarılı olmasını temenni ediyoruz.
Malatya Veterinr Hekimler Odası
GERİ
--------------------------------------------
GERİ
Değerli
meslektaşlar
Bu kanun taslağı hakkında da *direkt
maddeler üzerinden* somut görüş ve önerilerinizi 1 Ocak tarihine kadar
bildirmenizi rica ediyoruz.Tarım Bakanlığının kuruluş ve görevleri ile ilgili
kanun tasarısı ile birlikte görüşler bir dosya halinde toplanarak TVHB'ye
iletilmesi planmalanmaktadır. saygılarımızla
AB Veteriner Hekim Platformu Sekreterya
birimi
Not:Mesleğimizi direkt ilgilendiren bu tip
önemli yasa tasarılarında; tartışmaların ve görüş bildirimlerinin sadece camia
içerisinde yürütülmesi ve farklı yerlere gelişigüzel ileti yapılmamasının
faydalı olacağı değerlendirilmektedir. Neticede bu görüşlerimiz mesleğimizin en
üst temsil organı olan TVHB tarafından olgunlaştırılarak ilgili yerlere
iletilecektir.
Google AB Veteriner Hekim Platformuna girerek görüşlerinizi iletebilirsiniz
Taslağı İndirmek İçin Buraya Tıklayın
|
|
|
kanun genel gerekçe ve
maddeMadde Gerekçeleri-final.doc
111K
İndir |
|
|
|
Etki analizi 26.11.2007.doc
395K
İndir |
GERİ
AB artık çiftçilerin projelerini de destekleyecek
Tarım sektörüne yönelik yeni bir destek programı
hazırlayan AB, 2008den itibaren Türk
çiftçisini proje bazında destekleyecek. Projenin 2007-2009 tarihleri arasındaki
bütçesi ise 290 milyon Euro. 14.12.2007 12:44
arım sektörüne yönelik yeni bir destek programı
hazırlayan AB, 2008den itibaren Türk çiftçisini proje bazında destekleyecek.
Projenin 2007-2009 tarihleri arasındaki bütçesi ise 290 milyon Euro.
Türk tarımına 2002den 2006ya kadar 130 milyon Euro destek sağlayan Avrupa
Birliği (AB), 2007den itibaren sektörü dönüştürecek yeni bir destek programını
hayata geçiriyor. Kırsal Kalkınma Mali Destek Programı (IPARD) adı altında
geçekleştirilecek yeni yardım mekanizması için 2007-2009 arasında 290 milyon
Euro bütçe ayrıldı. Mekanizma doğrudan çiftçilerin hazırlayacağı projelere
destek sunmayı hedefliyor.
Bugüne kadar tarım sektörünü daha çok yapısal sorunlarından hareketle kurumsal
bazda desteklediklerini, IPARD ile doğrudan reel sektöre ve çiftçiye
ulaşacaklarını söyleyen Avrupa Komisyonu Ticaret, Ekonomi ve Tarım Bölümü
Başkanı Ulrike Hauer, "Türk tarım sektörünün verimlilik, toprak reformu, girdi
maliyetlerinin aşırı yüksekliği ve veri eksikliği gibi ciddi yapısal sıkıntıları
olduğunu biliyoruz. Bu nedenle bugüne kadar daha çok Tarım Bakanlığı aracılığı
ile bu tür yapısal sorunlara destek olmayı hedefledik. Fakat çiftçinin de ABye
katılım sürecinin bir parçası olması gerektiğini düşünüyoruz" diye konuştu.
İlk 2 yıla 290 milyon Euro bütçe ayrıldı
Türkiye'de çiftçi kayıt sisteminin oluşturulması için 15 milyon Euro yardım
sağlandığını söyleyen Hauer, "IPARD ile verdiğimiz destek hem çeşitlenmiş olacak
hem de artacak. İlk iki yıl için 290 milyon Euro bütçe ayrıldı. Bu oran
önümüzdeki yıllarda artacak" dedi. Projeyi 2008 yılında hayata geçireceklerini
söyleyen Hauer, şöyle devam etti: "Bu konuda önce bakanlığa bağlı bir ajans
kurulacak. Çiftçiler hazırladıkları projeleri buraya sunacaklar. Proje hazırlık
aşamasında da çiftçilere teknik destek sağlanmayı hedefliyoruz."
ABye uyum sürecinde zor bir başlık olmasına rağmen Türkiye'nin tarımda çok
önemli adımlar attığını söyleyen AB Tarım Ekonomisti Kaç Hauer ise "Örneğin kuş
gribi ve bitki sağlığı konusunda çok dikkat çekici adımlar atıldı. Ayrıca
organik tarım konusunda hukuki anlam tam bir uyum sağlandı" diye konuştu.
Referans
http://www.abvizyon.com/?git=6&haber=3505
GERİ
WSAVA CONTINUING
EDUCATION COURSE
EĞİTİM SEMİNERİ &
WORKSHOP
15–16
Aralık 2007
Yer: Kaya Otel
- Fındıkzade
“KÜÇÜK HAYVAN DİŞ HEKİMLİĞİNDE İLK
ADIMLARINIZ”
Eğitimci: JERZY GAWOR, Polonya
JERZY GAWOR
1992 yılında
Polonya Wroclaw’ da Veteriner Fakültesi’nden mezun olmuştur.
1996 yılında aynı
fakültede doktorasını tamamlamıştır.
Mayıs 1992
yılından bu yana Krakow- Polonya’ da küçük hayvan pratiği üzerine,
klinisyen olarak
ta çalışmaya devam etmektedir.
Polonya Küçük
Hayvan Veteriner Hekimler Derneği yönetim kurulu üyeliği ve
diş bölümü
başkanlığı yapmıştır. Mayıs 2007’den beri derneğin yönetim kurulu
başkanı ve
FECAVA direktörü
olarak görevine devam etmektedir.
Ayrıca Avrupa
Veteriner Diş Hekimliği Birliği’nin seçilmiş başkanı olarak görev
yapmaktadır.
Küçük hayvanlarda
endodonti, periodontal hastalıklar ve baş ve boyun onkolojisi’ ne
ilgi duymaktadır.
Halen 60’ın
üzerinde yayınlanmış bilimsel makalesi bulunmaktadır.
Seminer
Bilimsel Programı:
15 Aralık 2007, Cumartesi
13:00 – 18:00 Eğitim Semineri
-
Kliniğin düzenlenmesi
-
Ağız boşluğa ve oklüzyon muayenesi
-
Ağız görüntülemesi
-
Kedi ve köpeklerde ağız problemlerine bakış
-
Ağız boşluğunda acil müdahale
-
Temel cerrahi ve diş çekimi
16 Aralık 2007, Pazar
10:00 – 16:00 Workshop ( 25
kişi ile sınırlıdır)
-
Kedi ve Köpek kafa iskeleti üzerinde tek tek uygulama yapılacaktır.
-
Katılımcıların tümü uygulama yapabilecektir.
·
15 Aralık 2007 günü yapılacak olan eğitim semineri için kişi
sayısı
kısıtlaması yoktur ve seminer boyunca İngilizce’ den Türkçe
‘ye çeviri yapılacaktır.
·
16 Aralık 2007 günü yapılacak çalıştay (workshop) için erken
müracaata bakılarak,
ilk başvuran 25 kişi kabul edilecektir. Workshop katılımı
için 15 Aralık 2007 tarihindeki
seminere katılınmış olunması gerekmektedir.
·
Not:
İlk etapta sadece seminer ücreti yatırılacak, daha sonrasında kayıt
olan
ilk 25 kişiye göre çalıştay (workshop) ücreti yatırılması
bildirilecektir.
Seminer
Kayıt Ücretleri:
KHVHD üyeleri için:
Seminer kayıt ücreti : 50
YTL / Workshop kayıt ücreti
: 150 YTL
KHVHD Üyesi olmayanlar için:
Seminer kayıt ücreti : 100
YTL / Workshop kayıt ücreti
: 225 YTL
---------------- KAYIT FORMU ------------
Adı:...........................................................
Soyadı:.............................................................
Görev yaptığınız yer / Kurum
:.............................................................................................
Adres
:..............................................................................................................................
..........................................................................................................................................
Posta
Kodu...................................................... Şehir
...........................................................
Telefon (.............)
........................................... Faks
(..............)..........................................
E-mail
.............................................................@................................................................
Tarih
İmza
·
Kayıt ücretlerinizi Küçük Hayvan Veteriner Hekimleri Derneği,
YAPI KREDİ BANKASI, ETİLER ŞUBESİ, Şube kodu (237)
Hesap No:62963913 numaralı hesabına yatırmanız rica olunur.
·
Ödemenize ait Banka dekontu ile birlikte doldurmuş olduğunuz
Kayıt Formu’nu 212 352 69 73 numaralı faksa gönderiniz.
·
Bilgi için : KHVHD@tsava.org / 212 351 71 41
______________________________________________________________________
Küçük Hayvan Veteriner Hekimleri Derneği’ ne Üye olmak için:
·
4 adet vesikalık fotoğraf
·
Nüfus cüzdanı fotokopisi
·
Bulunduğunuz ilin veteriner hekimler odası üye kimlik fotokopisi ya
da üyelik belgesi
· KHVHD üyelik başvuru formunu doldurarak
http://www.tsava.org/uyelik.htm ‘dan temin edebilirsiniz. )
· KHVHD üyelik aidatının yatırıldığını belgeleyen dekont ile birlikte
Ahmet Fazıl Atak--
Etiler Nispetiye Caddesi Yıldız Çiçeği Sokak No 12/3
Beşiktaş/İstanbul
adresine posta veya kargo ile göndererek üyelik için
başvurabilirsiniz.
-
Bilgi için:
KHVHD@tsava.org / 212 351 71 41
|
|
WSAVA Veteriner Diş
Hekimliği Semineri Duyurusu ve Başvuru Formu.doc
2932K
İndir |
GERİ
Tarımda radikal kararlar alınacak/ Çiftçiler, sertifikalı
tarım danışmanlarıyla Çalışacak
..
ANTALYA - Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Müsteşarı Vedat
Mirmahmutoğulları, tarladan sofraya sağlıklı ürün için
başlatılan iyi
tarım uygulamaları çerçevesinde devrim niteliğinde radikal
kararlar
alınacağını bildirdi.
ANTALYA - Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Müsteşarı Vedat
Mirmahmutoğulları , tarladan sofraya sağlıklı ürün için
başlatılan iyi
tarım uygulamaları çerçevesinde devrim niteliğinde radikal
kararlar
alınacağını bildirdi.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca, il müdürleri ve şube
müdürlerinin
katıldığı iyi tarım uygulamaları ve hayvan sağlığı
çalışmaları
konusunda iki ayrı toplantıya katılmak üzere Antalya `ya
gelen Tarım
ve Köyişleri Bakanlığı Müsteşarı Vedat Mirmahmutoğulları ,
yapılan
çalışmalar ile ilgili gazetecilere açıklama yaptı.
Antalya `da düzenlenen toplantılarda hayvan
hastalıklarıyla ilgili,
özellikle de hayvanlardan insanlara geçen hastalıklarla
ilgili
mücadele programını masaya yatıracaklarını ifade eden
Mirmahmutoğulları , bakanlığın yaptığı çalışmalar
konusunda da
gazetecilere bilgi verdi.
"Kaçak ve kulak küpesiz hayvanlar itlaf edilecek"
Mirmahmutoğluları, yurt dışı hayvan girişlerini kontrol
altına
alabilmek amacıyla, Türkiye için son derece hayati önem
taşıyan
tedbirlerin alınması ve uygulanması için çalışmaların
sürdüğünü
belirterek, şunları kaydetti:
"Bu tedbirlerin uygulanabilir hale gelebilmesi için
çalışmalarımız
sürüyor. Bazı tedbirleri aldık, ancak bazıları daha
kesinleşmedi.
Yurda kaçak girişlerde ve kulak küpesiz hayvan
hareketlerinde çok
radikal kararlar aldık, alacağız . Bu kararlar AB ile
uyumlu olacak.
Kaçak hayvan ya da kontrolsüz girişlerdeki hastalık
riskini ve
hayvanlardan insanlara geçen hastalık riskini bertaraf
etmenin yolu
radikal kararlar almaktan geçiyor. Yakalanan kaçak hayvan
hemen itlaf
edilecek. Yurt içi ve yurt dışından gelen kulak küpesiz
hayvanlar da
itlaf edilecek. Riski sıfırlamanın yolu bu. Dünya
ülkeleri, AB ve ABD
böyle yapıyor."
Türkiye `nin geçmişte yurt dışından gelen hastalıkların
bedelini çok
ağır fatura ile ödediğini vurgulayan Mirmahmutoğulları ,
"Türkiye ,
sığır vebası ve ülkemizde olmayan şap gibi hastalıkların
çok ağır
bedelini ödedi" dedi.
"Çiftçi tazminat ödeyecek"
Türkiye `nin tarım alanında dünyanın bir çok ülkesiyle
rekabet
ettiğini anlatan Mirmahmutoğulları , tarımda Türkiye `ye
rakip
ülkelerin başta AB ve ABD olmak üzere, topraklarının,
aşırı suni
gübreleme nedeniyle kirlendiğine dikkati çekti.
Türkiye topraklarının temiz ülke grubunda bulunduğunu,
bu temiz
toprakların sürdürülebilir olması gerektiğini söyleyen
Mirmahmutoğulları , "Bu temiz topraklarımızı poli kültür
avantajı ile
birleştirmemiz durumunda, rekabette çok büyük üstünlük
sağlayacağımız
ortadadır. Bu nedenle topraklarımızı temiz olarak
sürdürebilir hale
getirmemiz gerekir. Bunun mücadelesini veriyoruz" diye
konuştu.
Bakanlığın "Tarladan sofraya gıda güvenliği"
felsefesini uyguladığını
bildiren Mirmahmutoğulları , iyi tarım uygulamaları
çerçevesinde,
sertifikalı tarım danışmanlığına geçileceğini bildirdi.
Mirmahmutoğlu , sözlerini şöyle sürdürdü:
"Tarladan sofraya gıda güvenliğini sağlarsak, hem 73
milyon insanımıza
hak ettiği hem de ihraç ettiğimiz ülke insanlarına
sağlıklı gıdayı
sunarız. Böylece ihracatta önümüze çıkan çeşitli ilaç ve
gübre
kalıntıları gibi engelleri aşmış oluruz. Bununla ilgili
devrim gibi
değişiklik yaptık. Bu değişiklik: Sorunu tarlada çözmeye
çalışan aynı
Yeminli Mali Müşavirlik gibi Sertifikalı Tarım
Danışmanlığı
uygulaması."
Sertifikalı Tarım Danışmanlığı
Sertifikalı Tarım Danışmanlığı yapacak ziraat
mühendisi, veteriner, su
ürünleri uzmanları ile gıda mühendislerinin önce eğitime
sonra da
sınava tabi olacağını ve sertifika alacağını anlatan
Mirmahmutoğulları , sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sertifikalı Tarım Danışmanına belge verilecek. Çiftçi
devlet
desteklerinden yararlanması için mutlaka Sertifikalı Tarım
Danışmanı
ile çalışacak. Çiftçi, teşviklerden yararlanmak için
Sertifikalı Tarım
Danışmanı Sözleşmesi belgesini verecek. Çiftçilere,
sertifikalı tarım
danışmanıyla sözleşme imzalarken bazı kriterler de
getirildi. Çiftçi
(Ben sertifikalı tarım danışmanının onayı dışında gübre ve
zirai ilaç
kullanmayacağım. Ürün hasat etmeyeceğim) diyecek.
Sözleşmede buna
benzer 10-13 madde yer alacak. Çiftçi bunları yerine
getirdiği
takdirde devlet desteklerinden yararlanacak. Hatta ilk
uygulama için
de cazip hale getireceğiz."
Sertifikalı Tarım Danışmanı gözetiminde çalışan
çiftçilerin bağ ve
bahçesinin bakanlık tarafından denetleneceğini vurgulayan
Mirmahmutoğulları , şöyle devam etti:
"Denetimler sırasında o bağda, bahçede standardın
dışında ilaç ve
gübre kalıntısı veya standartların dışında herhangi bir
kalıntı
bulunur ise hem çiftçi hem de sertifikalı tarım danışmanı,
çok ciddi
cezai müeyyidelerle karşı karşıya kalacak. Çiftçi devlet
desteklerinden yararlanamayacak ve tazminat ödeyecek.
Sertifikalı
tarım danışmanın da bütün sertifika hakları elinden
alınacak ve
tazminat ödeyecek. O ürün pazara çıkamayacak. 73 milyon
insanın
toptancı hal ve manavdan aldığı üründe artık bundan böyle
sağlıklı
olacak. Bu devrim gibi değişiklik. İyi tarım uygulamaları
için devrim
niteliğinde kararlar alacağız."
Sertifikalı tarım danışmanlığının, özel sektör
tarafından yapılacağını
anlatan Mirmahmutoğulları , "Özel sektör 24 saat
çalışıyor. Böylece
özel sektörde istihdam oluşturacağız. Tarım sektöründe 10
bine yakın
kişi bundan ekmek yiyecek. Devlet, denetleyicileri
denetmeli. Bu
uygulamanın altyapısı sürüyor. Eğitim faaliyetleri devam
ediyor. Sınav
olacak ve 2008 yılı ortalarında uygulamaya başlanılacak"
dedi.
Tarım sektöründe 4 kanunun tek çatıda
birleştirileceğini ve AB `ye
uyumlu hale getirileceğini anımsatan Mirmahmutoğulları ,
çalışmaların
son aşamaya geldiğini ve yakında tartışmaya açılacağını
kaydetti.
GERİ
|
|
Türk Veteriner
Hekimleri Birliği Merkez Konseyi’nin Siyasi Parti temsilcileri,
Bürokratlar, Veteriner Fakültesi Dekanları ve Sivil Toplum Örgütü Başkanları
ile 28 Kasım 2007 Tarihinde Etlik Veteriner Kontrol Araştırma Enstitüsü A.
Şefik KOLAYLI Toplantı Salonunda yapmış olduğu Veteriner Fakülteleri sayısı ve
kontenjanlarının sınırlandırılması konulu toplantı
Sonuç Bildirgesi:
Bizler ekte imzaları bulunan; Veteriner Hekim
Milletvekilleri, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Bürokratları, Veteriner
Fakülteleri Dekan ve Dekan Yardımcıları, Türk Veteriner Hekimleri Birliği,
Veteriner Hekimleri Odaları, Veteriner Hekimleri Derneği, Türk Veteriner
Hekimleri Birliği Vakfı olarak;
2007 yılı itibariyle Türkiye’de 17 veteriner fakültesi ve
bu 17 Fakültede toplam 7497 öğrenci bulunmaktadır. Bu 17 Veteriner
Fakültesi’ne yılda ortalama 1300 öğrenci alınırken, nüfusu 82 milyon olan
Almanya’da 5 Veteriner Fakültesi bulunmakta ve bunlara yılda 1000 öğrenci
alınmaktadır. Ayrıca nüfusu bize yakın olan İngiltere’de 6, Fransa’da 4,
İtalya’da 12 ve İspanya’da 10 Veteriner Fakültesi bulunmaktadır. Avrupa’da en
fazla Veteriner Fakültesi ülkemizde bulunmaktadır. Mevcut 1995-2005 yıllarına
ait veteriner hekim sayısı ve veteriner fakültelerinin kontenjanları dikkate
alınarak yapılan çalışmada 2013 yılında veteriner hekim sayısını 32.000’e
ulaşacağı öngörülmektedir ki günümüz koşullarını düşündüğümüzde ülkemiz için
oldukça yüksek bir rakamdır.
Uluslararası kuruluşlar Bir Veteriner Fakültesinin açılma
koşullarını saptarken minimal düzeyi belirlemişler ve bu amaçla; alt yapı,
insan gücü, eğitim ve öğretimin niteliği gibi ölçütler belirlemişlerdir.
Mevcut Veteriner Fakültelerimizin altyapı sorunları çözülmeden, yeterli
öğretim elemanı sağlanmadan, yeterli laboratuar, uygulama sahası koşulları
oluşmadan, en önemlisi AB Kriterlerinin uygulanmaya başlandığı ülkemizde
Avrupa Eğitim Kurumları Birliği (EAEVE)’nin öngördüğü koşullar yerine
getirilmeden yeni Veteriner Fakülteleri açılması Ülkemizin çıkarlarına ve AB
Kriterlerine ters düşmektedir.
Avrupa Birliği uyum sürecinde Türkiye’de 4 Veteriner
Fakültesi, EAEVE tarafından değerlendirilmiş ve bu 4 Fakültenin değerlendirme
raporunda Türkiye’deki Veteriner Fakültesi sayısı fazlalığı vurgulanmıştır.
EAEVE’nin değerlendirme sürecinde Veteriner Fakülteleri için istenen asgari
standartlar ağır şartlar gerektirmektedir. Bu kadar pahalı olan Veteriner
Hekimlik eğitiminin başarılı olabilmesi için Türkiye’deki mevcut fakültelerin
şartlarının iyileştirilmesi gerekmektedir. Asgari şartları yerine getiremeyen
fakültelerin AB üyesi olduktan sonra kapatılması EAEVE koşullarına göre
zorunlu olacaktır.
Artan Veteriner Fakülteleri sayısı ile birlikte, 1995
yılından sonra fakülte kontenjanlarında da aşırı bir artış olmuştur. Artan
fakülte sayısı ve kontenjanlarının aksine fakültelere ayrılan pay azalmış ve
gerekli altyapı çalışmalarını, laboratuar koşullarını sağlamayan fakültelerde
bunlara bağlı olarak yeterli eğitim verilememiştir. Böylece önemli bir görevi
de ülkenin ihtiyacı olan her düzeyde eğitilmiş, kaliteli insan gücü
yetiştirmek olan üniversitelerimizin ilkelerine ve ülkemizin çıkarlarına ters
düşmüştür.
Bu nedenlerle Türkiye’de şu anda eğitim-öğretim yapan 17
Veteriner Fakültesi bulunurken, ciddi yatırımlar gerektiren Veteriner
Fakültelerinin yenilerinin açılmaması, yeni kurulan üniversitelerde Veteriner
Fakültelerinin yer almaması ve bazı üniversitelerde de ikinci Veteriner
Fakültesi açılması girişimlerinin önlenmesi ve mevcut Veteriner Fakültelerinin
olanaklarının artırılarak, eğitim kalitelerinin AB standartlarına
yükseltilmesi yönünde çalışmalara ağırlık verilerek nitelikli Veteriner Hekim
yetiştirilmesinin teşvik edilmesi, ülkemiz çıkarları için son derece yararlı
olacaktır.
Bilgilerinizi ve gereğini saygılarımla arz ederim.
Tüm katılımcılar adına
Dr.
Mehmet ALKAN
Türk Veteriner Hekimleri Birliği
Merkez Konseyi Başkanı
Ek:
1. Katılımcı Listesi
Dağıtım:
- T.C. Cumhurbaşkanı Doç. Dr. Abdullah GÜL
- T.C. Başbakanı Recep Tayyip ERDOĞAN
- TBMM Başkanı Köksal TOPTAN
- YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan TEZİÇ
- Tarım ve Köyişleri Bakanı Dr.M.Mehdi EKER
- Milli Eğitim Bakanı Doç. Dr. Hüseyin ÇELİK
- AKP Genel Başkanı Recep Tayyip ERDOĞAN, CHP Genel Başkanı Deniz BAYKAL ,
MHP Genel Başkanı Devlet BAHÇELİ , BBP Genel Başkanı Muhsin YAZICIOĞLU
- Üniversiteler arası Kurul Başkanı Prof. Dr. Mustafa AKAYDIN (Akdeniz Ünv.
Rektörü)
- Tıp-Sağlık Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ülkü BAYINDIR (Ege Ünv. Rektörü)
GERİ
AVRUPA
BİRLİĞİ VETERİNER HEKİM PLATFORMU
YENİ HÜKÜMETTEN
ÜLKE HAYVANCILIĞI ve VETERİNER HİZMETLERİ İÇİN TALEPLERİMİZ
AB Veteriner Hekim Platformunu oluşturan 26 adet Veteriner Hekim Odası ve
Derneği olarak yeni kurulacak olan 60. Hükümetten ; ülkemiz hayvancılığı,gıda
güvenliği ve veteriner hizmetleri için taleplerimiz aşağıda sıralanmıştır :
1. Yeni kurulacak hükümet, tarım ve hayvancılık alanında AB’ye uyum
çalışmalarına kararlılıkla ve hızlanarak devam etmelidir. (...)
2. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatları yeniden
yapılandırılarak Veteriner hizmetleri bağımsız ve güçlü bir yapıya
kavuşturulmalıdır. (...)
3. Sağlık Bakanlığında koruyucu halk sağlığı çalışmalarının en temel yapı
taşlarından biri olan Veteriner Halk Sağlığı Dairesi yeniden kurulmalıdır.
(...)
4. Belediyelerde kapatılan Veteriner İşleri Müdürlüklerinin kurulması zorunlu
hale getirilmeli ve kadro eksiklikleri giderilmelidir. (...)
5. Veteriner hekimler ve Veteriner Sağlık Çalışanlarının yoksulluk sınırına
gelen maaşları arttırılmalı, özlük hakları iyileştirilmeli, yaşam ve çalışma
şartlarını verilen görev ve sorumluluklara uygun düzeye getirilmelidir. (...)
6. (...) Hayvan hastalıklarının yok edilmesi, hayvansal üretimin arttırılması,
gıda kontrolü, halk sağlığı ve hayvan refahı gibi konularda kısa zamanda sonuç
verecek etkin politikalar oluşturulmalı ve uygulamaya sokulmalıdır.
7. AB uyum sürecinde, başta Veteriner Çerçeve Kanunu ve Gıda Kanunu olmak
üzere, gerekli yasal düzenlemeler acilen yapılmalı ve Veteriner Hekim yetki ve
sorumlulukları AB mevzuatında yer aldığı şekilde aslına sadık kalınarak tam
olarak sağlanmalıdır. (...)
8. Gıda denetimi konusundaki aksaklıklar giderilmeli; Gıda Yasası, AB mevzuatı
çerçevesinde değiştirilerek yeniden hazırlanmalı ve çiftlikten sofraya her
aşamada gıda güvenliğini sağlayacak bir denetim sistemi kurulmalıdır.
9. (...) ithalata dayalı bağımlılık yaratan politikalar yerine kendi
kaynaklarımızın korunması ve geliştirilmesini temel alan politikalar
uygulanmalıdır.
10. Hayvan hakları ve refahı ile hayvan ve insan sağlığı ayrılmaz bir bütün
olarak kabul edilmeli ve ilgili tüm resmi ve sivil kuruluşların işbirliği
içinde çalışması sağlanmalıdır.(...)
11. Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüleri güçlendirilmeli, salgın
hastalıkların önlenmesi ve kontrolü için etkin hale getirilmelidir. Uzmanlık
eğitimi ülke şartlarına göre yeniden hazırlanmalı ve işlerlik
kazandırılmalıdır.
12. (...) yeni fakülteler kesinlikle açılmamalıdır.
Avrupa Birliği Veteriner Hekim Platformu; ülkemizde Tarım Bakanlığında
Veteriner Hekimlik Hizmetlerine yeteri düzeyde önem verilmediği,
sürdürülebilir bir devlet politikası oluşturulmadığı ve bu konudaki AB uyum
gerekliliklerinin yerine getirilmediği düşüncesi ile yeni hükümetten
taleplerini sunmuştur. AB Veteriner Hekim Platformu olarak bu taleplerimizin
takipçisi olacağımızı ve bu doğrultuda yapılacak çalışmaları
destekleyeceğimizi bildirmek istiyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti’nin 60. Hükümetine ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.
07/08/2007
AVRUPA BİRLİĞİ VETERİNER HEKİM PLATFORMU
Köylerde çiftçilere danışmanlık hizmeti vermek amacıyla alınan ziraat mühendisi
ve veteriner hekim sayısı 10 bine çıkarılacak. Tarım ve Köyişleri Bakanı
Mehdi Eker, 2007 başında aldıkları 2 bin 500 ziraat mühendisi ve veteriner hekim
sayısını 10 bine çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. Ziraat mühendisi ve
veteriner hekimlerinin eskiden masa başında oturduklarını anlatan Bakan Eker,
“Biz yeni bir açılım getirdik. 2007 başında köylerde çalışacak, sözleşmeli
olacak ve şehirdeki kadar maaş alacak 2 bin 500 tane ziraat mühendisi ve
veteriner hekimi işe aldık. 60. Hükümet döneminde biz bu sayıyı 10 bine
çıkarmayı hedefliyoruz. Böylece Türkiye’de tarımsal potansiyeli olan bütün
köyler bundan yararlanmış olacaktır. Bütün sorunlar sorumluluk anlayışı ile
çözülür, önemli olan çözme yeteneğine sahip olmaktır” dedi. Türkiye’nin kendi
dönemlerinde yeni bir konseptle tanıştığını kaydeden Bakan Eker, Sanayi
Bakanlığı ile organize tarım bölgelerin kurulması için bir protokol
imzaladıklarını ve Malatya’nın da bundan yararlanabileceğini ifade etti. Köy
Bazlı Katılımcı Yatırımcı Programı ile ilgili olarak 2005 yılında bir kararname
çıkardıklarını hatırlatan Bakan Eker, projenin 2006 yılında 16 ilde uygulamaya
girdiğini ve bu kapsamda damla ve yağmurlama sulama projesine de yüzde 50
oranında hibe desteği verdiklerini bildirdi. Bakan Eker, “Önemli oranda su
tasarrufu sağlayan ve verimi artıran damla sulama sistemlerinin kurulması için
üreticilerimize, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Hazine’nin desteğiyle Ziraat
Bankası 5 yıllığına sıfır faizle kredi vermektedir. Uygulama 2008’de sona
erecek, bürokratik işlemlerin azaltılması için Ziraat Bankası ile görüşeceğiz”
dedi.
GERİ
|
|
| 22 11 2007
|
|

İstanbul Üniversitesi
Veteriner Fakültesi bünyesinde uzman bir ekip tarafından yürütülen
çalışmalar sonucunda Türkiye'deki ilk klonlama gerçekleştirildi.
İki adet koyun üzerinde
yapılan genetik çalışmalar sonrası koyunlardan biri sezaryenle ilk
klonlanmış yavruyu doğurdu. Devlet Planlama Teşkilatı ve TÜBİTAK tarafından
desteklenen proje Türkiye'nin ilk klon projesi olarak bilim tarihine geçti.
İstanbul Üniversitesi
Veteriner Fakültesi'ne yaklaşık 3 yıldır yürütülün çalışmalar netice verdi.
Prof. Dr. Sema Birler yönetimindeki uzman ekip 69 klon embriyoyu 8 koyuna
transfer etti. Süreç ilerledikçe 5 koyunda gebelik tespit edildi. Daha sonra
bu sayı 2 koyuna kadar düştü. Bu iki koyundan biri dün sezaryenle ilk
klonlanmış kuzuyu doğurdu. 5 kilogram 600 gram doğan kopya koyunu "Oyalı"
adı verildi. Sağlık durumunun iyi olduğu açıklanan Oyalı isimli kuzu bugün
basın mensuplarına gösterildi. Kopya koyun tanıtımına basın mensuplarının da
yoğun ilgi gösterdiği görüldü.
Klonlama projesinin başındaki Prof. Dr. Sema Birler yaptığı açıklamada, daha
önce binin üzerinde hücre toplama işlemi gerçekleştirdiklerini, bunun
ardından hücrelerin transferini gerçekleştirdiklerini dile getirdi.
Klonlamanın bir sonuç değil bir başlangıç olduğunu açıklayan Birler,
hayvanlardaki kök hücre çalışmalarının devam edeceğini bildirdi. Birler,
"Klonlama çalışmalarımız insan sağlığı ve havancılık sektöründeki
gelişmelere ivme kazandıracağını düşünüyoruz." dedi.
Koyun için bir cins aramadıklarını belirten Birler, mezbahalarda kesilen
koyunlardan bu hücreleri aldıklarını belirtti. Normal doğum beklediklerini
söyleyen Birler "Ancak gecikme oldu. Ekip olarak biz de biraz sabırsızlandık
koyun da huzursuzlandı. Çeşitli görüşmeler sonrası sezaryenle doğumu
yaptırdık. Dün sağlıklı bir doğum gerçekleştirildi. İkinci koyunun da bir
hafta içinde doğum yapmasını bekliyoruz. İlk doğan kopya koyun Oyalı tek
yavru bundan sonrakinde 3 yavrunun doğmasını bekliyoruz." ifadelerini
kullandı.
Oyalı'nın bakımı konusunda bilgi veren Birler, beklenenin üzerinde bir
kiloda doğduğunu dile getirdi. Normalde yarısı kadar doğması gerektiğini
anlatan Birler, "Hassas bir yavru. Özel bir bakım istiyor. Çeşitli bitkisel
gıdalar ve vitaminler veriliyor. Annesinin emmisini sağlıyoruz. Kilolu
olduğu için emmede zorlanıyor." dedi. Birler klonlama çalışmalarının devam
edeceğini bundan sonra keçi ya da inek klonlaması yapmayı planladıklarını
dile getirdi.
Hazır olan altyapıya rağmen bir klonlama işleminin 250 bin YTL'ye mal
olduğunu söyleyen Birler, "Bu hayvan dünyada klonlanan ilk hayvan olan Dolly
ile karşılaştırıldığından çeşitli gelişmeler olduğu gözleniyor. Aradan 11
yıl geçti. Teknikler değişti. Klonlanan hayvanların erken yaşlandığı
belirtiliyor. Biz de bu konuda çalışmalar yapacağız." şeklinde konuştu.
Basın açıklamasının ardından ilk kopya koyun Oyalı, annesi ile birlikte
basın mensuplarına gösterildi. Kameramanlar kapalı bir ortamda bulunan
Oyalı'yı cam paravanın önünden çekebildi.
Koyun Üreticileri Birliği de Türkiye'nin klonlama projesine imza atan ekibi
tebrik ederek plaket verdi.
Kaynak:
www.sabah.com.tr
GERİ |
M.Akif ERSOY Şiir Yarışması
Türk Veteriner Hekimleri Birliği, Anayasanın 135. Maddesine dayanarak ve 6343
Sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği
ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanun’a göre teşekkül
etmiş, Türkiye sınırları içerisinde meslek ve sanatlarını icra eden bütün
Veteriner Hekimlerin katıldığı, Veteriner kamu ve kişi yararına uygulanıp
gelişmesini sağlamak ve meslek mensuplarının hak ve yararlarını koruma amacı ile
kurulmuş, tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğindeki bir mesleki kuruluştur.
Şu anda Türk Veteriner Hekimleri Birliği’ne bağlı 45 Bölge Odası ve toplam
20.000 Veteriner Hekim Üyesi bulunmaktadır.
Meslektaşlarımızdan gelen yoğun talep üzerine
18 Mart 2008 yılında sonuçlanacak ve ödül töreni yapılacak bir Mehmet Akif ERSOY
Ödüllü Şiir Yarışması yapmayı planlıyoruz. Bu konuda Yönetim Kurulumuz 19 Ekim
2007 tarihininde yapmış olduğu toplantıda bir karar almış bulunmaktadır.
Ödül kazanan şairlerimizi
ebetteki manevi
değeri yanında küçükte olsa maddi olarak desteklemek gerektiğini düşünmekteyiz.
Bu bağlamda planladığımız ödül miktarları
şöyledir;
1.lik Ödülü : 5.000 YTL
2.lik Ödülü : 3.000 YTL
3.lük Ödülü :2.000 YTL
Mansiyon : 1.000 YTL